س ب ح
Kur'an'da geçiş sayısı: 92

Türkçe türevleri: Tesbih, tesbihât, Subhânallah

Kur'an'daki anlamları:

Yüzmek, akmak, gezmek, cereyan etmek, cereyan edenler, akıcılar, gezenler, tesbih etmek.



Köke ait bilgiler:

سَبْح: Suda veya havada hızlı gitmektir. Bu kökten, سَبَحَ سَبْحًا وسَبَاحَةً /yüzdükçe yüzdü, denir. تَسْبِيح , Yüce Allah’ı tenzih etmektir. Asıl anlamı, Yüce Allah’a ibâdet etmek konusunda hızlı hareket etmektir. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü )

Sözlükte “suda hızla yüzüp mesafe almak” mânasındaki sebh(sibâha) kökünden türeyen tesbîh, terim olarak Cenâb-ı Hakk’ı ulûhiyyetle bağdaşmayan her türlü eksiklik ve noksanlıktan tenzih etmeyi ifade eder. Aynı kökten sübhâne kelimesine lafza-i celâlin eklenmesiyle oluşturulan sübhânallah terkibi tesbih ile aynı anlama gelir. Her iki terim de Allah’tan başkasına nisbet edilemez. Kur’ân-ı Kerîm’de seksen dokuz yerde geçen “sebh” kavramı ikisi Mekkî, beşi Medenî yedi sûrenin (İsrâ, Hadîd, Haşr, Saf, Cum‘a, Tegābün, A‘lâ) başında farklı şekillerde yer alır. Bu sûrelerden Mekke’de nâzil olan İsrâ ve A‘lâ dışındakiler “Müsebbihât” diye anılır. (Metin Yurdagör, “Tesbih”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 40 :527.)

Tesbih’, ‘sebh’ fiilinden türemiş bir kelimedir. ‘Tesbih’; Allah'ı O’na yakışmayan şeylerden tenzih etmek (uzak tutmak)tır. “Tesbih” bir anlamda Allah'ı büyük tanıma, O’na noksan sıfatları yakıştırmama, hızlı bir şekilde ‘sübhanallah’ demek ve O’na ibadet etmektir. Bu bir çeşit Allah'ı zikirdir. Bazı alimlere göre ‘tesbih’ zikrin türlerinden biridir. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 767.)

Allah'ı tesbih etmeyi ifade eden âyetler Kur'an'da bir hayli fazladır. Kur'an Allah'ı zikretmeyi ve tesbih etmeyi beraber anıyor. Bu durum her iki ibadetinde ortak yanları olduğunu gösterir. “ Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin. Ve O’nu sabah akşam tesbih edin.” (Ahzab, 41, 42. Ali İmran, 41) (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 768.)

İşte Allah'ı mükemmel (en yüce) sıfatlarla düşünmek, O’nu noksan sıfatlardan tenzih etmek (uzak tutmak) bir tespih’tir. Aynı kökten gelen ‘Sübhan’ Allah’ın bir ismidir. Yani, çok tenzih edilen, Allah'a inanmayanların O’nun hakkında düşündüklerinden ve söylediklerinden, her türlü kusurdan uzak olan demektir. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 767.)

Allah (cc) aynı zamanda ‘Sübhandır. Bütün yaratıklar, canlı ve cansız her şey, insanların bütün hücreleri, bazı insanların dilleri sürekli Allah'ı tesbih ederler. O, bu anlamda çok çok tespih edilendir. O, kendisi hakkında düşünülen bütün noksan sıfatlardan uzaktır. O, kendi dışındaki herşeyden münezzehtir (tenzih edilmiştir). (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 769.)



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 30 نُسَبِّحُ tesbih ediyor
Bakara 32 سُبْحَانَكَ Seni tesbih ederiz
Bakara 116 سُبْحَانَهُ O yücedir
Âl-i İmrân 41 وَسَبِّحْ ve (O’nu) tesbih et
Âl-i İmrân 191 سُبْحَانَكَ sen yücesin
Nisâ 171 سُبْحَانَهُ O yücedir
Mâide 116 سُبْحَانَكَ sen yücesin
En'âm 100 سُبْحَانَهُ O münezzehtir
A'râf 143 سُبْحَانَكَ Sen yücesin
A'râf 206 وَيُسَبِّحُونَهُ ve O’nu tesbih ederler
Tevbe 31 سُبْحَانَهُ O münezzehtir
Yunus 10 سُبْحَانَكَ senin şanın pek yücedir
Yunus 18 سُبْحَانَهُ O münezzehtir
Yunus 68 سُبْحَانَهُ O bundan münezzehtir
Yusuf 108 وَسُبْحَانَ ve şanı yücedir
Ra'd 13 وَيُسَبِّحُ ve tesbih ederler
Hicr 98 فَسَبِّحْ (o halde) tesbih et
Nahl 1 سُبْحَانَهُ (Allah) uzaktır
Nahl 57 سُبْحَانَهُ şanı yüce olan
İsrâ 1 سُبْحَانَ eksiklikten uzaktır
İsrâ 43 سُبْحَانَهُ (haşa) münezzehtir O
İsrâ 44 تُسَبِّحُ tesbih ederler
İsrâ 44 يُسَبِّحُ tesbih etmeyen
İsrâ 44 تَسْبِيحَهُمْ onların tesbihlerini
İsrâ 93 سُبْحَانَ şanı yücedir
İsrâ 108 سُبْحَانَ şanı yücedir
Meryem 11 سَبِّحُوا tesbih edin
Meryem 35 سُبْحَانَهُ O’nun şanı yücedir
Tâ-Hâ 33 نُسَبِّحَكَ seni tesbih edelim
Tâ-Hâ 130 وَسَبِّحْ ve tesbih et
Tâ-Hâ 130 فَسَبِّحْ tesbih et
Enbiyâ 20 يُسَبِّحُونَ tesbih ederler
Enbiyâ 22 فَسُبْحَانَ yüce(münezzeh)dir
Enbiyâ 26 سُبْحَانَهُ O münezzehtir
Enbiyâ 33 يَسْبَحُونَ yüzmektedir
Enbiyâ 79 يُسَبِّحْنَ tesbih eden
Enbiyâ 87 سُبْحَانَكَ senin şanın yücedir
Mü'minûn 91 سُبْحَانَ münezzehtir (uzaktır)
Nûr 16 سُبْحَانَكَ Seni tenzih ederiz
Nûr 36 يُسَبِّحُ tesbih ederler
Nûr 41 يُسَبِّحُ tesbih ederler
Nûr 41 وَتَسْبِيحَهُ ve tesbihini
Furkan 18 سُبْحَانَكَ senin şanın yücedir
Furkan 58 وَسَبِّحْ ve tesbih et
Neml 8 وَسُبْحَانَ eksikliklerden münezzehtir
Kasas 68 سُبْحَانَ münezzehtir
Rûm 17 فَسُبْحَانَ öyle ise tesbih edin
Rûm 40 سُبْحَانَهُ O münezzehtir
Secde 15 وَسَبَّحُوا ve tesbih ederler
Ahzâb 42 وَسَبِّحُوهُ ve O’nu tesbih edin
Sebe' 41 سُبْحَانَكَ sen yücesin
Yâsin 36 سُبْحَانَ ne yücedir
Yâsin 40 يَسْبَحُونَ yüzmektedirler
Yâsin 83 فَسُبْحَانَ yücedir
Sâffât 143 الْمُسَبِّحِينَ tesbih edenlerden
Sâffât 159 سُبْحَانَ (münezzehtir) yücedir
Sâffât 166 الْمُسَبِّحُونَ o tesbih edenler
Sâffât 180 سُبْحَانَ yücedir
Sâd 18 يُسَبِّحْنَ tesbih ederlerdi
Zümer 4 سُبْحَانَهُ O (bundan münezzehtir) yücedir
Zümer 67 سُبْحَانَهُ O münezzehtir
Zümer 75 يُسَبِّحُونَ tesbih ettiklerini
Mü'min 7 يُسَبِّحُونَ tesbih ederler
Mü'min 55 وَسَبِّحْ ve an
Fussilet 38 يُسَبِّحُونَ tesbih ederler
Şûrâ 5 يُسَبِّحُونَ tesbih ederler
Zuhruf 13 سُبْحَانَ şanı yücedir
Zuhruf 82 سُبْحَانَ münezzehtir
Fetih 9 وَتُسَبِّحُوهُ ve O’nu tesbih edesiniz
Kaf 39 وَسَبِّحْ ve tesbih et
Kaf 40 فَسَبِّحْهُ O’nu tesbih et
Tûr 43 سُبْحَانَ şanı yücedir
Tûr 48 وَسَبِّحْ ve tesbih et
Tûr 49 فَسَبِّحْهُ O’nu tesbih et
Vâkıa 74 فَسَبِّحْ öyleyse yücelt
Vâkıa 96 فَسَبِّحْ öyleyse tesbih et
Hadid 1 سَبَّحَ tesbih etmiştir
Haşr 1 سَبَّحَ tesbih eder
Haşr 23 سُبْحَانَ yücedir
Haşr 24 يُسَبِّحُ tesbih ederler
Saf 1 سَبَّحَ tesbih etmektedir
Cum'a 1 يُسَبِّحُ tesbih etmektedir
Teğabün 1 يُسَبِّحُ tesbih etmektedir
Kalem 28 تُسَبِّحُونَ tesbih etmeniz
Kalem 29 سُبْحَانَ tesbih ederiz
Hâkka 52 فَسَبِّحْ öyleyse tesbih et
Müzzemmil 7 سَبْحًا uğraşacağın şeyler
İnsan 26 وَسَبِّحْهُ ve O’nu tesbih eyle
Nâziât 3 وَالسَّابِحَاتِ yüzüp gidenlere
Nâziât 3 سَبْحًا yüzerek
A'lâ 1 سَبِّحِ tesbih et
Nasr 3 فَسَبِّحْ o halde tesbih et