Sena etmek, hamd etmek, övmek, hamd, sena, layıkıyla medh manasında masdar, hamd edilen, layıkı vechiyle övülen, çok sena edilen, en çok hamd eden, övülmeye layık bir çok güzel hasletlere sahip olan manasında. İsmi has olmuştur. Peygamber Efendimizin adıdır.
Yüce Allah’a حَمْد (hamd) etmek: O’nu erdemlerinden dolayı övmektir. Bu, meth etmekten daha özel, şükürden daha geneldir; çünkü: methetme, hem insanın kendi tercihi ile yaptığı konularda hem Yüce Allah tarafından kendine bahşedilenlerde yapılabilmektedir. Bu açıdan bir insan sözgelimi, boyunun uzunluğu ve yüzünün güzelliğiyle meth edilebilmektedir. Aynı şekilde malını hayır yolunda harcamasıyla, cömertliği ve ilmiyle de methe konu olmaktadır. Hamd ise, ikincisinde olur ama birincisinde olmaz. Şükür ise, ancak nimet karşılığında yapılır. Buna göre, her şükür bir hamd sayılır; her hamd de bir medihtir, fakat her medih, hamd değildir. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)
Sözlükte “iyilik, güzellik, üstünlük ve erdemlilikle niteleme, övme” mânasına gelen hamd isim ve masdar olarak kullanılır. Dilciler hamd, şükür, medih ve senâ kelimeleri arasında sıkı bir münasebetin bulunduğunu kabul ederler. Bazı âlimler hamd ile şükür arasında anlam bakımından fark gözetmez iken dilcilerin çoğunluğuna göre şükür, kişinin kendisine yapılan bir iyiliği bilip sahibine övgü ile mukabelede bulunması ve bunu diğer insanlara da duyurmasıdır. Hamd ise söz konusu iyiliğin kendisine yönelik olma şartı aranmadan bir kimsenin mutlak mânada lutufkârlığının ve iyilik severliğinin dile getirilmesidir. Buna göre hamd şükürden daha kapsamlıdır. Kur’an’da hamd hepsi de Allah’a nisbet edilmiş olarak kırk üç yerde geçmekte, bir âyette “hamd edenler” mânasında hâmidûn kelimesi, on yedi âyette esmâ-i hüsnâdan hamîd ismi yer almaktadır. Hz. Peygamber’e verileceği vaad edilen övgüye lâyık makamı belirten “makām-ı mahmûd” terkibindeki mahmûd kelimesi de “Allah tarafından övülen” mânasına alındığında O’na rücû eden bir kavram durumundadır. Hamdin Allah’a izâfe edildiği kırk üç yerin yirmi üçünde kelime “el-hamdü lillâh” (Allah’a hamdolsun veya hamd Allah’a mahsustur) ifadesi içinde geçmektedir. Dört âyette “lehü’l-hamd” (hamd O’na mahsustur), bir âyette “fe lillâhi’l-hamd” (hamd Allah’a mahsustur) terkibi yer almış, on beş âyette de hamd rab kelimesine veya Allah’a râci zamire muzaf olmuştur. İbnü’l-Cevzî, Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan hamd kavramının şu mânalara geldiğini söyler: Övgü, emir, minnet duygusu, şükür ve namaz. Kur’an’da hamîd ismi dışında Allah’a nisbet edilen hamdlerin konuları şöyle sıralanabilir: Mutlak mânada zât-ı ilâhiyyeye övgü, ulûhiyyete yakışmayan sıfatlardan tenzih (on dört âyette tenzih mânasına gelen tesbih kavramıyla birlikte kullanılmıştır), kemâl sıfatlarıyla niteleme (meselâ rahmân ve rahîm isimleri, ilim, kudret ve hükümranlık sıfatları gibi), kâinatın maddî ve mânevî düzenini sağlama, nimetlerini fazlasıyla lutf edişinin dile getirilmesi, başkalarının hamdlerinin nakledilmesi, hamdi emretme. Kur’ân-ı Kerîm’in ilk âyetini, “el-hamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn” (Kâinatın yaratıcısı ve geliştiricisi olan Allah’a hamdolsun) cümlesi oluşturmakta ve bu hamd cümlesi Kur’an’da yedi yerde geçmektedir. (Bekir Topaloğlu, “Hamd”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 15 : 442.)
Övmek, razı olmak, kızmak, hakkını ödemek, teşekkür etmek anlamlarındaki “h-m-d” kökünden türeyen hamid kelimesi; övülen, övgüye değer olan demektir. (Fikret Karaman-İsmail Karagöz, Dini Kavramlar Sözlüğü, s. 228. )
Yüce Allah’ın “Hamîd” ismi Hamd mastarından türemiştir. Hamd “iyi ve güzel vasıflarla övmek” demektir. Zemmin zıddıdır. Bu durumda Hamîd “bütün iyilik ve güzelliklerle övülen, sayısız lütuf ve nimetlerine şükredilen” demektir. Kuran-ı Kerim’de Hamd kavramı altmış bir yerde Allah’a nisbet edilmekte olup bunların on yedisini Hamîd ismi oluşturmaktadır. (Fatma Bayram, En güzel İsimler 99 Esma Sonsuz Mana, s. 220.)
Allah'ın sıfatı olarak hamid, filleriyle övgüye layık olan, melekler, insanlar, cinler, canlı ve cansız tüm varlıklar tarafından çok övülen demektir. (Fikret Karaman-İsmail Karagöz, Dini Kavramlar Sözlüğü, s. 228.)
Hamid kelimesi Kur’an’da Allah’ın sıfatı olarak mecid, ganiyy, aziz, hakim ve veliy kelimesiyle birlikte 16 ayette geçmiştir. (Fikret Karaman-İsmail Karagöz, Dini Kavramlar Sözlüğü, s. 228.)
| Ayet | Kelime | Anlamı |
|---|---|---|
|
|
الْحَمْدُ | hamdolsun |
|
|
بِحَمْدِكَ | seni överek |
|
|
حَمِيدٌ | övülmüştür |
|
|
يُحْمَدُوا | övülmeyi |
|
|
حَمِيدًا | övgüye layıktır |
|
|
الْحَمْدُ | hamdolsun |
|
|
وَالْحَمْدُ | hamdolsun |
|
|
الْحَمْدُ | hamdolsun |
|
|
الْحَامِدُونَ | hamdedenler |
|
|
الْحَمْدُ | hamdolsun’dur |
|
|
حَمِيدٌ | övgüye layıktır |
|
|
بِحَمْدِهِ | onun övgüsüyle |
|
|
الْحَمِيدِ | ve övgüye layık olanın |
|
|
حَمِيدٌ | övülmüştür |
|
|
الْحَمْدُ | hamdolsun |
|
|
بِحَمْدِ | hamd ile |
|
|
الْحَمْدُ | Hamd |
|
|
بِحَمْدِهِ | hamd ile |
|
|
بِحَمْدِهِ | O’na hamdederek |
|
|
مَحْمُودًا | güzel |
|
|
الْحَمْدُ | hamdolsun |
|
|
الْحَمْدُ | hamdolsun |
|
|
بِحَمْدِ | överek |
|
|
الْحَمِيدِ | çok övülen(Allah)ın |
|
|
الْحَمِيدُ | övülmeğe layık olan |
|
|
الْحَمْدُ | hamdolsun |
|
|
بِحَمْدِهِ | O’nu överek |
|
|
الْحَمْدُ | hamdolsun |
|
|
الْحَمْدُ | hamd olsun |
|
|
الْحَمْدُ | hamdolsun |
|
|
الْحَمْدُ | hamd |
|
|
الْحَمْدُ | hamd (övgü) |
|
|
الْحَمْدُ | hamd |
|
|
حَمِيدٌ | övülmüştür |
|
|
الْحَمْدُ | hamd |
|
|
الْحَمِيدُ | övülen |
|
|
بِحَمْدِ | överek |
|
|
الْحَمْدُ | hamd |
|
|
الْحَمْدُ | hamd |
|
|
الْحَمِيدِ | ve hamde layık olanın |
|
|
الْحَمْدُ | hamd olsun |
|
|
الْحَمِيدُ | ve hamde layık olan |
|
|
الْحَمْدُ | hamdolsun |
|
|
وَالْحَمْدُ | ve hamd olsun |
|
|
الْحَمْدُ | hamd |
|
|
الْحَمْدُ | hamdolsun |
|
|
بِحَمْدِ | hamd ile |
|
|
الْحَمْدُ | Hamd |
|
|
بِحَمْدِ | hamd ile (överek) |
|
|
بِحَمْدِ | övgü ile |
|
|
الْحَمْدُ | hamd |
|
|
حَمِيدٍ | çok övülenden |
|
|
بِحَمْدِ | hamd ile |
|
|
الْحَمِيدُ | övülmüştür |
|
|
الْحَمْدُ | hamd |
|
|
بِحَمْدِ | övgü ile |
|
|
بِحَمْدِ | övgü ile |
|
|
الْحَمِيدُ | övgüye layıktır |
|
|
الْحَمِيدُ | övgüye layık olan |
|
|
الْحَمْدُ | hamd |
|
|
حَمِيدٌ | övülmüştür |
|
|
الْحَمِيدِ | övgüye layık |
|
|
بِحَمْدِ | överek |