Karşılığını vermek, kafi olmak, ödemek, cizye, vergi. (Mahmud Çanga, Kur’an Kelimelerinin Anahtarı, Timaş, s. 121.)
جَزَاء (zenginlik) ve yeterlilik, demektir.
جِزْيَة ise, zimmet ehlinden alınan vergidir.
Bu şekilde adlandırılmasının nedeni onlardan canlarının ve mallarının korunması karşılığında alınan vergi olmasındandır. Kur’ân’da sadece جَزَى fiili kullanılmıştır; جَازَى ise, kullanılmamıştır; çünkü: مُجَازَاة mükafat demektir. Bu da her iki tarafın birbirine karşılıklı olarak bir şeyler vermeleridir. Mükafat, bir nimeti onun dengi olan bir nimetle karşılamaktır. Allah’ın nimetleri ise, bu şekilde karşılanabilecek türden şeyler değildir. Onun için mükafat kelimesi, Yüce Allah için kullanılmaz (kimse Allah’a mükafat veremez). Bunun nedeni bu açıdan açıkça anlaşılabilir. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü )
Sözlükte isim olarak “bir şeyin bedeli ve karşılığı”, masdar olarak da “iyi veya kötü olan bir fiil ve davranışın tam ve yeterli karşılığını vermek” anlamına gelir. İslâm literatüründe cezanın terim olarak biri genel, diğeri özel olmak üzere başlıca iki mânada kullanıldığı görülür. Sözlük anlamıyla da bağlantılı olan genel anlamda ceza, dünyevî veya uhrevî mahiyette özendirici ve caydırıcı müeyyide den ibarettir. Ceza kelimesi türevleriyle birlikte Kur’ân-ı Kerîm’de 100’ü aşkın âyette geçmekte (bk. M. F. Abdülbâkī, el-Muʿcem, “czy” md.), aynı mahiyette olmak üzere muhtelif hadislerde de kullanılmaktadır. Çeşitli âyet ve hadislerde, Allah’ın bazı kimselere işledikleri günahların cezası olarak dünyada birtakım felâket ve musibetler verdiği bildirilmekte (meselâ el-En‘âm 6/49; el-A‘râf 7/136; Tâhâ 20/124; ez-Zümer 39/25-26; Tirmizî, “Ṭıb”, 35), kişinin iyi amelleri sebebiyle de günahlarının sevaba çevrileceği haber verilmektedir (Hûd 11/114; el-Furkān 25/70). Âyetler, “mükâfat” mânasındaki cezada denkliğin gerekli olmadığını, güzel bir fiilin en az on misliyle mükâfatlandırılacağını, hatta bu konuda bir üst sınırın bulunmadığını bildirmektedir (el-Bakara 2/261; el-En‘âm 6/160). ( Adil Bebek, “Ceza”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s. 7 :469.)
| Ayet | Kelime | Anlamı |
|---|---|---|
|
|
تَجْزِي | cezalandırılmaz |
|
|
جَزَاءُ | cezası |
|
|
تَجْزِي | cezasını çekmez |
|
|
جَزَاءُ | cezası |
|
|
جَزَاؤُهُمْ | onların cezası |
|
|
جَزَاؤُهُمْ | onların mükafatı |
|
|
وَسَيَجْزِي | ve mükafatlandıracaktır |
|
|
وَسَنَجْزِي | ve mükafatlandıracağız |
|
|
فَجَزَاؤُهُ | onun cezası |
|
|
يُجْزَ | cezalandırılır |
|
|
جَزَاءُ | cezası |
|
|
جَزَاءُ | cezası |
|
|
جَزَاءً | bir ceza olarak |
|
|
جَزَاءُ | mükafatı |
|
|
فَجَزَاءٌ | cezası vardır |
|
|
نَجْزِي | biz ödüllendiririz |
|
|
تُجْزَوْنَ | cezalandırılacaksınız |
|
|
سَيُجْزَوْنَ | cezasını çekeceklerdir |
|
|
سَيَجْزِيهِمْ | onları cezalandıracaktır |
|
|
سَيَجْزِيهِمْ | cezalarını verecektir |
|
|
جَزَيْنَاهُمْ | onları cezalandırdık |
|
|
سَنَجْزِي | cezalandıracağız |
|
|
يُجْزَىٰ | cezalandırılmaz |
|
|
نَجْزِي | cezalandırırız |
|
|
نَجْزِي | cezalandırırız |
|
|
يُجْزَوْنَ | onlar ceza mı görüyorlar? |
|
|
نَجْزِي | cezalandırırız |
|
|
سَيُجْزَوْنَ | onlar cezasını çekeceklerdir |
|
|
جَزَاءُ | cezası |
|
|
الْجِزْيَةَ | cizye |
|
|
جَزَاءً | karşılık |
|
|
جَزَاءً | cezası olarak |
|
|
لِيَجْزِيَهُمُ | onları mükafatlandırması için |
|
|
لِيَجْزِيَ | karşılıklarını vermek üzere |
|
|
نَجْزِي | cezalandırırız |
|
|
جَزَاءُ | ceza verilir |
|
|
تُجْزَوْنَ | cezalandırılıyor |
|
|
نَجْزِي | mükafatlandırırız |
|
|
جَزَاءُ | cezası |
|
|
جَزَاؤُهُ | cezası |
|
|
جَزَاؤُهُ | cezası |
|
|
جَزَاؤُهُ | onun karşılığıdır |
|
|
نَجْزِي | biz cezalandırırız |
|
|
يَجْزِي | mükafatlandırır |
|
|
لِيَجْزِيَ | karşılığını verecektir |
|
|
يَجْزِي | mükafatlandırır |
|
|
وَلَنَجْزِيَنَّ | elbette vereceğiz |
|
|
وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ | ve elbette veririz |
|
|
جَزَاؤُكُمْ | cezanız |
|
|
جَزَاءً | bir ceza |
|
|
جَزَاؤُهُمْ | cezaları |
|
|
جَزَاءً | mükafat |
|
|
جَزَاؤُهُمْ | onların cezası |
|
|
لِتُجْزَىٰ | cezalanması için |
|
|
جَزَاءُ | mükafatı |
|
|
نَجْزِي | cezalandırırız |
|
|
نَجْزِيهِ | onu cezalandırırız |
|
|
نَجْزِي | biz cezalandırırız |
|
|
جَزَيْتُهُمُ | onlara verdim |
|
|
لِيَجْزِيَهُمُ | karşılığını vermesi için |
|
|
جَزَاءً | mükafat |
|
|
يُجْزَوْنَ | ödüllendireleceklerdir |
|
|
تُجْزَوْنَ | cezalandırılıyorsunuz |
|
|
نَجْزِي | mükafatlandırırız |
|
|
لِيَجْزِيَكَ | ödemek için |
|
|
يُجْزَى | cezalandırılmaz |
|
|
وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ | ve onları mükafatlandıracağız |
|
|
لِيَجْزِيَ | mükafatlandırması için |
|
|
يَجْزِي | ödeyemez |
|
|
جَازٍ | ödeyecek |
|
|
جَزَاءً | karşılık olarak |
|
|
لِيَجْزِيَ | mükafatladırsın |
|
|
لِيَجْزِيَ | mükafatlandırması için |
|
|
جَزَيْنَاهُمْ | onları cezalandırdık |
|
|
نُجَازِي | biz cezalandırır mıyız? |
|
|
يُجْزَوْنَ | cezalandırılacaklar |
|
|
جَزَاءُ | mükafat |
|
|
نَجْزِي | cezalandırırız |
|
|
تُجْزَوْنَ | siz cezalandırılmazsınız |
|
|
تُجْزَوْنَ | cezalandırılmayacaksınız |
|
|
نَجْزِي | mükafatlandırırız |
|
|
نَجْزِي | mükafatlandırırız |
|
|
نَجْزِي | biz mükafatlandırırız |
|
|
نَجْزِي | mükafatlandırırız |
|
|
نَجْزِي | mükafatlandırırız |
|
|
جَزَاءُ | mükafatı |
|
|
وَيَجْزِيَهُمْ | ve mükafatlandırması içindir |
|
|
تُجْزَىٰ | cezalanır |
|
|
يُجْزَىٰ | cezalandırılmaz |
|
|
وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ | ve onları cezalandıracağız |
|
|
جَزَاءُ | cezası |
|
|
جَزَاءً | ceza olarak |
|
|
وَجَزَاءُ | ve cezası |
|
|
لِيَجْزِيَ | cezalandırması için |
|
|
وَلِتُجْزَىٰ | cezalandırılsın diye |
|
|
تُجْزَوْنَ | cezalandırılacaksınız |
|
|
جَزَاءً | ceza olarak |
|
|
تُجْزَوْنَ | cezalandırılacaksınız |
|
|
نَجْزِي | biz cezalandırırız |
|
|
تُجْزَوْنَ | cezalandırılacaksınız |
|
|
لِيَجْزِيَ | cezalandırsın diye |
|
|
وَيَجْزِيَ | ve mükafatlandırsın diye |
|
|
يُجْزَاهُ | ona verilecektir |
|
|
الْجَزَاءَ | karşılığı |
|
|
جَزَاءً | bir mükafat olmak üzere |
|
|
نَجْزِي | biz mükafatlandırırız |
|
|
جَزَاءُ | karşılığı |
|
|
جَزَاءً | karşılık olarak |
|
|
جَزَاءُ | cezası |
|
|
تُجْزَوْنَ | siz cezalandırılıyorsunuz |
|
|
جَزَاءً | bir karşılık |
|
|
وَجَزَاهُمْ | onların ödülleri |
|
|
جَزَاءً | ödülünüz |
|
|
نَجْزِي | mükafatlandırırız |
|
|
جَزَاءً | bir ceza olarak |
|
|
جَزَاءً | bir karşılık |
|
|
تُجْزَىٰ | karşılık verilecek |
|
|
جَزَاؤُهُمْ | onların mükafatı |