و ف ي
Kur'an'da geçiş sayısı: 66

Türkçe türevleri: Vefâ, vefât, müteveffâ, îfâ

Kur'an'daki anlamları:

Tam, daha iyi ifa eden, tam tamına, tamamen eda etmek, iyice halletmek, tamamen yerine getirmek, tamamen halletmek, güzelce görmek, tamamen eda etmek, tam vermek, tamamen eda edilmek, tam iade edilmek, tamamen eda ediciler, eksiksiz iade edenler, ifa etmek, eksiksiz yapmak, tam olarak yerine getirmek, yerine getiren, ifa eden, ruhunu kabzetmek, öldürmek, vefat ettirmek, tamamen almak, tam almak. (Mahmud Çanga, Kur’an Kelimelerinin Anahtarı, Timaş, s. 555.)



Köke ait bilgiler:

 وَافِي: Tam, tam uygun, eksiksiz olarak tamam olan şey, demektir. Ölüm ve uyku da تَوَفِّي formuyla ifâde edilmiştir. 

تَوْفِيَةُ الشَّيْءِ ifâdesi, bir şeyi tam olarak vermektir. اِسْتِيفَاؤُهُ Bir şeyi tam olarak almaktır.

Yüce Allah bu manada şöyle buyurmaktadır:

 وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لاَ يُظْلَمُونَ 

ve hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese ne kazandıysa tamamen ödendiği vakit (3/Âl-i İmrân 25) Kur’ân-ı Kerim’de genelde أَوْفَى şeklinde kullanılmıştır.  (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü )

Sözlükte “bir şey yerine getirmek, sözüne durmak, bağlılık” gibi anlamlara gelen vefa, ahlaki bir terim olarak, görülen iyilikleri unutmama, iyilikte bulunanlara misliyle veya daha fazlasıyla karşılık verme demektir. Vefalı davrananlara vefakar denir. En büyük vefakarlık, yüce yaratıcıyı tanımak, verdiği nimetlerin kıymetini bilmek, kulluk görevlerini eksiksiz yerine getirmektir. En büyük nankörlük ise kulun Rabbini inkar etmesidir. Yapılan akitlere, verilen sözlere bağlılığın bulunmadığı toplumlarda güvensizlik doğar ve sosyal çözülme meydana gelir. Hz. Peygamberin hayatı vefa örnekleriyle doludur. (Fikret Karaman-İsmail Karagöz, Dini Kavramlar Sözlüğü, s. 687.)

Kur’an ve Sünnet’te geçen, gerek insanlar arası ilişkiler gerekse insan-Tanrı ilişkisi bağlamında kendisine sıkça atıfta bulunulan “ahde vefa” ilkesi (el-Bakara 2/40; el-En‘âm 6/152; en-Nahl 16/91; el-İsrâ 17/34), haksızlık etmeme, kul hakkına ve emanete riayet etme, sorumluluk bilincine sahip olma gibi hususlar, aynı zamanda akid ve sorumlulukların gereği gibi yerine getirilmesi şeklinde ifade edilen (el-Mâide 5/1; el-A‘râf 7/85) ve hukukî bir bağlamda sevkedilen îfâ kavram ve yükümlülüğünün dinî ve ahlâkî temelini oluşturur. Sözlükte “bir şeyi tam yapmak, eksiksiz vermek; sözünde durmak, gereğini yerine getirmek” anlamlarına gelen îfâ Kur’an ve hadislerde de bu mânalarda geçer. (Bilal Aybakan, “İfa”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, s.  21: 498.)



 
Ayet Kelime Anlamı
Bakara 40 وَأَوْفُوا ve tutun
Bakara 40 أُوفِ ben de tutayım
Bakara 177 وَالْمُوفُونَ yerine getirmeleridir
Bakara 234 يُتَوَفَّوْنَ ölen(ler)
Bakara 240 يُتَوَفَّوْنَ ölen
Bakara 272 يُوَفَّ tastamam verilir
Bakara 281 تُوَفَّىٰ tastamam verilecektir
Âl-i İmrân 25 وَوُفِّيَتْ ve tastamam verilip
Âl-i İmrân 55 مُتَوَفِّيكَ senin canını alacağım
Âl-i İmrân 57 فَيُوَفِّيهِمْ (Allah) tam olarak verecektir
Âl-i İmrân 76 أَوْفَىٰ yerine getirir
Âl-i İmrân 161 تُوَفَّىٰ tastamam verilir
Âl-i İmrân 185 تُوَفَّوْنَ size eksiksiz verilecektir
Âl-i İmrân 193 وَتَوَفَّنَا ve canımızı al
Nisâ 15 يَتَوَفَّاهُنَّ o kadınları alıncaya
Nisâ 97 تَوَفَّاهُمُ canlarını alırken
Nisâ 173 فَيُوَفِّيهِمْ eksiksiz ödeyecektir
Mâide 1 أَوْفُوا yerine getirin
Mâide 117 تَوَفَّيْتَنِي sen beni vefat ettirince
En'âm 60 يَتَوَفَّاكُمْ sizi öldüren
En'âm 61 تَوَفَّتْهُ onun canını alırlar
En'âm 152 وَأَوْفُوا ve tam yapın
En'âm 152 أَوْفُوا tutun
A'râf 37 يَتَوَفَّوْنَهُمْ canlarını alırken
A'râf 85 فَأَوْفُوا tam yapın
A'râf 126 وَتَوَفَّنَا ve bizi öldür
Enfâl 50 يَتَوَفَّى canlarını alırken
Enfâl 60 يُوَفَّ tam olarak ödenir
Tevbe 111 أَوْفَىٰ daha çok durabilir
Yunus 46 نَتَوَفَّيَنَّكَ seni vefat ettirsek
Yunus 104 يَتَوَفَّاكُمْ sizin canınızı alacak olan
Hûd 15 نُوَفِّ karşılıklarını tam veririz
Hûd 85 أَوْفُوا tam yapın
Hûd 109 لَمُوَفُّوهُمْ vereceğiz
Hûd 111 لَيُوَفِّيَنَّهُمْ tastamam verecektir
Yusuf 59 أُوفِي tam yapıyorum
Yusuf 88 فَأَوْفِ tam ver
Yusuf 101 تَوَفَّنِي beni öldür
Ra'd 20 يُوفُونَ yerine getirirler
Ra'd 40 نَتَوَفَّيَنَّكَ senin canını alırız
Nahl 28 تَتَوَفَّاهُمُ canlarını aldığı
Nahl 32 تَتَوَفَّاهُمُ canlarını aldıkları
Nahl 70 يَتَوَفَّاكُمْ öldürür
Nahl 91 وَأَوْفُوا tam yerine getirin
Nahl 111 وَتُوَفَّىٰ ve tam karşılığı verilir
İsrâ 34 وَأَوْفُوا ve yerine getirin
İsrâ 35 وَأَوْفُوا tam yapın
Hac 5 يُتَوَفَّىٰ öldürülür
Hac 29 وَلْيُوفُوا ve yerine getirsinler
Nûr 25 يُوَفِّيهِمُ onlara tam verir
Nûr 39 فَوَفَّاهُ tam görür
Şuarâ 181 أَوْفُوا tam yapın
Secde 11 يَتَوَفَّاكُمْ canınızı alır
Fâtır 30 لِيُوَفِّيَهُمْ onlara tam ödesin diye
Zümer 10 يُوَفَّى ödenecektir
Zümer 42 يَتَوَفَّى vefat ettirir
Zümer 70 وَوُفِّيَتْ ve tam verilir
Mü'min 67 يُتَوَفَّىٰ öldürülüyor
Mü'min 77 نَتَوَفَّيَنَّكَ seni vefat ettiririz
Ahkaf 19 وَلِيُوَفِّيَهُمْ ve onlara tam verir
Muhammed 27 تَوَفَّتْهُمُ canlarını alırken
Fetih 10 أَوْفَىٰ tutarsa
Necm 37 وَفَّىٰ çok vefalıdır
Necm 41 الْأَوْفَىٰ tastamam
İnsan 7 يُوفُونَ yerine getirirler
Mutaffifin 2 يَسْتَوْفُونَ ölçüyü tam yaparlar