ه د ي
Kur'an'da geçiş sayısı: 316

Türkçe türevleri: Hidayet, hüdâ, hediye, ihtidâ, mühtedi, mehdi.

Kur'an'daki anlamları: Tarif etmek, yol göstermek, irşad etmek, iletmek, götürmek, hidayet vermek, (doğru yoldan) ayırmamak, sevk etmek, muvaffak etmek, kazandırmak, açıklığa kavuşturmak.

Köke ait bilgiler:

Güzel, yumuşak bir şekilde yol göstermektir. هَدِيَة de bu köktendir. İnsan, başkasını güzel bir şekilde davet etmek ve yolları göstermek dışında kimseye hidâyet veremez. Yüce Allah’ın Hz. Peygamber’in (sas) ve insanların elinde olmadığını bildirdiği, onların bu konuda herhangi bir yetkilerinin olmadığını açıkladığı her hidâyet, güzel bir şekilde davet etmek ve yolu göstermek dışında kalan hidâyet demektir. Akıl vermek, tevfîk / başarmasını sağlamak ve cennete koymak gibi. Allah, hidâyetini kabul etmeyene, hidâyet vermez. Bu tıpkı şuna benzer: Ben hediyemi kabul etmeyene hediye vermem. Benim bağışımı kabul etmeyene, bağış yapmam, beni istemeyeni, bende istemem. Hidâyet kavramı, gramer açısından bazı yerlerde kendi kendisiyle, bazı yerlerde lâm harfiyle, diğer bazı yerlerde ise, ilâ edatıyla müteaddî (geçişli) kılınmıştır. هُدَى ve هِدَايَة kelimeleri dil yönünden birbirine denktir. Yalnız Yüce Allah هُدَى terimini bizzat kendisinin kontrol ettiği ve verdiği, insanın müdahalesi olan başka türlerinden ayırıp kendine mahsus işler sahasında kullanmıştır.  Misal olarak:

 هُدًى لِلْمُتَّقِينَ

 müttakiler için hidâyettir (2/Bakara 2).

 ‘Hidayet’, Bir kimseye, rıfkla, nâzik bir şekilde yolu göstermek, kılavuzluk etmek, ya da doğru yolu, yönü ya da istikâmeti tutmasına ya da takip etmesine vesile olmak demektır. (Rağıp El-İsfahanı, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)                                                          

H-d-y kökünden türeyen Hadi (çoğulu hüdat) yol gösteren, rehber, mürşit demektir. Allah’ın sıfatı olarak Hadi; lütfu ile kullarına hidayet eden, kurtuluşa götüren ve doğru yolu gösteren demektir. (Fikret Karaman-İsmail Karagöz, Dini Kavramlar Sözlüğü, s. 214.)

(هَدْيٌ/hedyün) sözcüğü, ‘Beytullah’a hediye edilen (kurbana; develere, ya da diğer hayvanlara) has olarak kullanılır.

هَدِيَّةٌ” sözcüğü ise, ‘birbirimize verdiğimiz armağana, hediyeye’ mahsûs olarak kullanılır. (Rağıb El-İsfahani, Müfredat Kur’an Kavramları Sözlüğü)

İslamın bir adı sırat-ı müstekim yani dosdoğru yol ise, diğer adı da ‘hidayettir’, yani insanı Allah’a götüren yol. başka bir deyişle, insanı dünya hayatının amacına ulaştıran şey. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 286.)

Hidayet yaratıcının insanlara ulaştırdığı bir rahmet ve bir iyiliktir. O, aynı zamanda doğru yolu göstermek ve bu doğru yola kalmaya yardımcı olmak demektır. Yaratıcı, hem insana hidayeti bildiriyor, doğru yolu ne olduğunu gösteriyor, hemde bu hidayeti kabul edenlerin doğru yolda devamlı kalmasının imkanları veriyor. (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 286.)

Rabbimiz bize akıl ve muhakeme yeteneği vererek bu dünyadaki hayatımızı sürdürebilecek yolları gösterdiği gibi ebedi mutluluğa ulaştıracak manevi yolları da göstermiş; o yollara girip girmemeyi tamamen bize bırakmakla beraber bizi kendi halimize terk etmemiş, doğru arayana her daim rehberlik etmiştir. Yol göstermek de değişik şekillerde gerçekleşebilir. Yolu sadece göstermek ve terif etmeye irşat(rehberlik); yola götürüp amacına ulaştırıncaya kadar bırakmamaya da tevfik (başarı) denir. Hangi düzeyde olursa olsun hepsi hidayettir. Hidayetin zıddı dalalettir. Dalalet, doğru yoldan sapmak demektır. Hidayetin neticesi iman, dalaletin neticesi imansızlık ve küfürdür. Hidayeti talep eden hidayet, dalaleti arayan da dalalet bulur. (Fatma Bayram, En güzel isimler 99 esma Sonsuz Mana, s. 321.)

Hidayet, Kur’an-ı Kerim’de en çok geçen kavramlardan biridir.

 Kur’an bu kavramı birkaç anlamda kullanmaktadır:

1- Beyan anlamında (Fussilet, 17. Tevbe, 115)

2- İslam dini anlamında (Bakara, 120) Türkçe’de kullanılan ihtida etmek, yani hidayeti bulmak İslâm’ı din olarak kabul etmek manasındadır.

3- İman anlamında (Muhammed, 17. Meryem,76),

Mecazi olarak Allah’ın hidayetine davet edenlere ‘dâî’ denildiği gibi, ‘hâdi’ (hidayete davet edici) de denmiştir. (Nahl, 36. Ra’d,7)

4- Yol işaretleri anlamında. Allah (cc) yıldızları insanların karada ve denizde yollarını bulmaları (hüda’ları için) yarattı. Bu bakımdan yıldızlara yol gösterici anlamında (hadi) denilir. (En’am, 97)

5- İlahi kitaplar ve peygamberler anlamında. Bazı ayetlerde geçen ‘Allah’tan gelen hidayet’ Onun kitapları ve elçileri denmiştir. “Onlara Rableri tarafından yol

 gösterici gelmiştir”(Necm, 23) ayetinde geçen yol göstericiler ilahî kitaplar ve peygamberlerdir. (Bakara, 68. Tâhâ, 123)

6- İrşad anlamında. İrşad da doğru yolu gösterme manasındadır. Bu bakımdan ‘hidayet’, kavramı ile aralarında anlam birliği vardır. Ancak ‘hidayet’ dalaletten Allah’ın yoluna rehberlik etmek, irşad ise hidayette olan birine olgunluk (tekamül) yolunu göstermektir. (Tâhâ, 10. Kasas, 33. Kehf, 66) (Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, s. 287.)



 
Ayet Kelime Anlamı
Fâtiha 6 اهْدِنَا bizi ilet
Bakara 2 هُدًى yol göstericidir
Bakara 5 هُدًى bir hidayet
Bakara 16 بِالْهُدَىٰ hidayet karşılığında
Bakara 16 مُهْتَدِينَ doğru yolu bulan
Bakara 26 وَيَهْدِي ve yine yola getirir
Bakara 38 هُدًى bir hidayet
Bakara 38 هُدَايَ benim hidayetime
Bakara 53 تَهْتَدُونَ hidayete erersiniz (diye)
Bakara 70 لَمُهْتَدُونَ hidayeti buluruz
Bakara 97 وَهُدًى ve hidayet
Bakara 120 هُدَى hidayeti
Bakara 120 الْهُدَىٰ asıl doğru yol
Bakara 135 تَهْتَدُوا doğru yolu bulasınız
Bakara 137 اهْتَدَوْا doğru yolu bulmuş olurlar
Bakara 142 يَهْدِي O iletir
Bakara 143 هَدَى yol gösterdiği
Bakara 150 تَهْتَدُونَ hidayete erersiniz
Bakara 157 الْمُهْتَدُونَ doğru yolu bulanlar
Bakara 159 وَالْهُدَىٰ ve hidayeti
Bakara 170 يَهْتَدُونَ ve doğru yolu bulamayan
Bakara 175 بِالْهُدَىٰ hidayet karşılığında
Bakara 185 هَدَاكُمْ size doğru yolu gösterdiğinden
Bakara 185 هُدًى hidayet olarak
Bakara 185 الْهُدَىٰ hidayeti
Bakara 196 الْهَدْيِ kurban-
Bakara 196 الْهَدْيِ kurban-
Bakara 196 الْهَدْيُ kurban
Bakara 198 هَدَاكُمْ sizi hidayet ettiği
Bakara 213 فَهَدَى bunun üzerine iletti
Bakara 213 يَهْدِي iletir
Bakara 258 يَهْدِي doğru yola iletmez
Bakara 264 يَهْدِي doğru yola iletmez
Bakara 272 هُدَاهُمْ onları hidayet etmek
Bakara 272 يَهْدِي doğru yola ileten
Âl-i İmrân 4 هُدًى yol gösterici olarak
Âl-i İmrân 8 هَدَيْتَنَا bizi doğru yola ilettikten
Âl-i İmrân 20 اهْتَدَوْا doğru yolu bulmuşlardır
Âl-i İmrân 73 الْهُدَىٰ Hidayet
Âl-i İmrân 73 هُدَى hidayetidir
Âl-i İmrân 86 يَهْدِي yol gösterir
Âl-i İmrân 86 يَهْدِي doğru yola iletmez
Âl-i İmrân 96 وَهُدًى ve hidayet kaynağıdır
Âl-i İmrân 101 هُدِيَ iletilmiştir
Âl-i İmrân 103 تَهْتَدُونَ yola gelirsiniz
Âl-i İmrân 138 وَهُدًى ve yol göstermedir
Nisâ 26 وَيَهْدِيَكُمْ ve sizi iletmek
Nisâ 51 أَهْدَىٰ daha doğru
Nisâ 68 وَلَهَدَيْنَاهُمْ ve onları iletirdik
Nisâ 88 تَهْدُوا doğru yola iletmek
Nisâ 98 يَهْتَدُونَ ve (göç için) bulamayan
Nisâ 115 الْهُدَىٰ doğru yol
Nisâ 137 لِيَهْدِيَهُمْ iletmeyecektir
Nisâ 168 لِيَهْدِيَهُمْ ve iletmeyecektir
Nisâ 175 وَيَهْدِيهِمْ ve onları iletecektir
Mâide 2 الْهَدْيَ kurbana
Mâide 16 يَهْدِي iletir
Mâide 16 وَيَهْدِيهِمْ ve iletir
Mâide 44 هُدًى yol gösterme
Mâide 46 وَهُدًى ve yol gösterici
Mâide 46 هُدًى yol gösterme
Mâide 51 يَهْدِي doğru yola iletmez
Mâide 67 يَهْدِي yola iletmez
Mâide 95 هَدْيًا bir kurban
Mâide 97 وَالْهَدْيَ ve kurbanı
Mâide 104 يَهْتَدُونَ doğru yolu bulamayan
Mâide 105 اهْتَدَيْتُمْ siz doğru yolda olduğunuz
Mâide 108 يَهْدِي doğru yola iletmez
En'âm 35 الْهُدَىٰ hidayet
En'âm 56 الْمُهْتَدِينَ yola gelenlerden
En'âm 71 هَدَانَا bizi doğru yola ilettikten
En'âm 71 الْهُدَى doğru yola
En'âm 71 هُدَى yol gösterme
En'âm 71 الْهُدَىٰ yol göstermesidir
En'âm 77 يَهْدِنِي bana doğru yolu göstermeseydi
En'âm 80 هَدَانِ beni doğru yola iletmiş iken
En'âm 82 مُهْتَدُونَ doğru yolu bulanlar da
En'âm 84 هَدَيْنَا doğru yolu gösterdik
En'âm 84 هَدَيْنَا yol göstermiştik
En'âm 87 وَهَدَيْنَاهُمْ ve onları ilettik
En'âm 88 هُدَى hidayetidir
En'âm 88 يَهْدِي doğru yola iletir
En'âm 90 هَدَى hidayet ettikleridir
En'âm 90 فَبِهُدَاهُمُ onların yoluna
En'âm 91 وَهُدًى ve yol gösterici olarak
En'âm 97 لِتَهْتَدُوا yol bulasınız diye
En'âm 117 بِالْمُهْتَدِينَ hidayete erenleri
En'âm 125 يَهْدِيَهُ doğru yola iletmek
En'âm 140 مُهْتَدِينَ yola gelici
En'âm 144 يَهْدِي doğru yola iletmez
En'âm 149 لَهَدَاكُمْ elbette doğru yola iletirdi
En'âm 154 وَهُدًى ve yola iletici
En'âm 157 أَهْدَىٰ daha doğru yolda
En'âm 157 وَهُدًى ve hidayet
En'âm 161 هَدَانِي beni iletti
A'râf 30 هَدَىٰ doğru yola iletti
A'râf 30 مُهْتَدُونَ doğru yolda olduklarını
A'râf 43 لِنَهْتَدِيَ (doğruyu) bulamazdık
A'râf 43 هَدَانَا bizi getirmeseydi
A'râf 43 هَدَانَا lutfedip bizi getirdi
A'râf 52 هُدًى yol gösterici
A'râf 100 يَهْدِ yola getirmedi mi?
A'râf 148 يَهْدِيهِمْ ne de onlara gösteriyor
A'râf 154 هُدًى yol gösterme
A'râf 155 وَتَهْدِي ve yol gösterirsin
A'râf 158 تَهْتَدُونَ doğru yolu bulursunuz
A'râf 159 يَهْدُونَ hakka götüren
A'râf 178 يَهْدِ yol gösterirse
A'râf 178 الْمُهْتَدِي yolu bulan
A'râf 181 يَهْدُونَ doğruya götüren
A'râf 186 هَادِيَ yol gösteren
A'râf 193 الْهُدَىٰ doğru yola
A'râf 198 الْهُدَىٰ hidayete
A'râf 203 وَهُدًى ve yol göstericidir
Tevbe 18 الْمُهْتَدِينَ doğru yolu bulanlar-
Tevbe 19 يَهْدِي yol göstermez
Tevbe 24 يَهْدِي (doğru) yola iletmez
Tevbe 33 بِالْهُدَىٰ hidayetle
Tevbe 37 يَهْدِي yol göstermez
Tevbe 80 يَهْدِي yola iletmez
Tevbe 109 يَهْدِي doğru yola iletmez
Tevbe 115 هَدَاهُمْ doğru yola ilettikten
Yunus 9 يَهْدِيهِمْ doğru yola iletir
Yunus 25 وَيَهْدِي ve iletir
Yunus 35 يَهْدِي iletecek
Yunus 35 يَهْدِي iletir
Yunus 35 يَهْدِي ileten
Yunus 35 يَهِدِّي doğru yolu bulamayan
Yunus 35 يُهْدَىٰ kendisi yöneltilmesi
Yunus 43 تَهْدِي doğru yola iletebilecek misin?
Yunus 45 مُهْتَدِينَ doğru yola girmeyenler
Yunus 57 وَهُدًى ve bir hidayet
Yunus 108 اهْتَدَىٰ hidayet bulursa
Yunus 108 يَهْتَدِي hidayet bulmuştur
Yusuf 52 يَهْدِي başarıya ulaştırmayacağını
Yusuf 111 وَهُدًى ve bir hidayettir
Ra'd 7 هَادٍ bir yol göstericisi
Ra'd 27 وَيَهْدِي ve iletir
Ra'd 31 لَهَدَى hidayet verirdi
Ra'd 33 هَادٍ yol gösteren
İbrahim 4 وَيَهْدِي ve yola iletir
İbrahim 12 هَدَانَا bize göstermişken
İbrahim 21 هَدَانَا bize yol gösterseydi
İbrahim 21 لَهَدَيْنَاكُمْ biz de size yol gösterirdik
Nahl 9 لَهَدَاكُمْ doğru yola iletirdi
Nahl 15 تَهْتَدُونَ doğru yolu bulursunuz
Nahl 16 يَهْتَدُونَ yol bulurlar
Nahl 36 هَدَى hidayet etti
Nahl 37 هُدَاهُمْ onların yola gelmelerini
Nahl 37 يَهْدِي yola getirmez
Nahl 64 وَهُدًى ve yol gösterici
Nahl 89 وَهُدًى ve yol gösterici olarak
Nahl 93 وَيَهْدِي ve doğru yola iletir
Nahl 102 وَهُدًى ve yol gösterici
Nahl 104 يَهْدِيهِمُ doğru yola iletmez
Nahl 107 يَهْدِي doğru yola iletmeyeceğindendir
Nahl 121 وَهَدَاهُ ve iletmişti
Nahl 125 بِالْمُهْتَدِينَ hidayete erenleri
İsrâ 2 هُدًى bir kılavuz
İsrâ 9 يَهْدِي yola iletir
İsrâ 15 اهْتَدَىٰ hihayeti seçerse
İsrâ 15 يَهْتَدِي seçmiş olur
İsrâ 84 أَهْدَىٰ en doğru
İsrâ 94 الْهُدَىٰ hidayet
İsrâ 97 يَهْدِ hidayet ederse
İsrâ 97 الْمُهْتَدِ doğru yolu bulan
Kehf 13 هُدًى hidayetlerini
Kehf 17 يَهْدِ hidayet verirse
Kehf 17 الْمُهْتَدِ yolu bulmuştur
Kehf 24 يَهْدِيَنِ beni ulaştırmasını
Kehf 55 الْهُدَىٰ hidayet
Kehf 57 الْهُدَىٰ doğru yola
Kehf 57 يَهْتَدُوا doğru yola gelmezler
Meryem 43 أَهْدِكَ seni ileteyim
Meryem 58 هَدَيْنَا yol gösterdiğimiz
Meryem 76 اهْتَدَوْا yola gelen(lerin)
Meryem 76 هُدًى hidayetini
Tâ-Hâ 10 هُدًى bir yol gösteren
Tâ-Hâ 47 الْهُدَىٰ hidayete
Tâ-Hâ 50 هَدَىٰ onu doğru yola iletendir
Tâ-Hâ 79 هَدَىٰ doğru yola iletmedi
Tâ-Hâ 82 اهْتَدَىٰ yola gelen
Tâ-Hâ 122 وَهَدَىٰ ve doğru yola iletti
Tâ-Hâ 123 هُدًى bir hidayet
Tâ-Hâ 123 هُدَايَ benim hidayetime
Tâ-Hâ 128 يَهْدِ yola getirmedi mi?
Tâ-Hâ 135 اهْتَدَىٰ doğru yolda olan
Enbiyâ 31 يَهْتَدُونَ yollarını bulurlar
Enbiyâ 73 يَهْدُونَ doğru yolu gösteren
Hac 4 وَيَهْدِيهِ ve onu götürür
Hac 8 هُدًى bir yol göstereni
Hac 16 يَهْدِي doğru yola iletir
Hac 24 وَهُدُوا ve iletilmişlerdir
Hac 24 وَهُدُوا ve iletilmişlerdir
Hac 37 هَدَاكُمْ sizi doğru yola iletti
Hac 54 لَهَادِ mutlaka iletir
Hac 67 هُدًى bir yol
Mü'minûn 49 يَهْتَدُونَ doğru yolu bulurlar diye
Nûr 35 يَهْدِي hidayet eder
Nûr 46 يَهْدِي iletir
Nûr 54 تَهْتَدُوا doğru yolu bulursunuz
Furkan 31 هَادِيًا yol gösterici olarak
Şuarâ 62 سَيَهْدِينِ bana yol gösterecektir
Şuarâ 78 يَهْدِينِ bana yol gösteren
Neml 2 هُدًى yol göstericidir
Neml 24 يَهْتَدُونَ yola gelmiyorlar
Neml 35 بِهَدِيَّةٍ bir hediye
Neml 36 بِهَدِيَّتِكُمْ hediyenizle
Neml 41 أَتَهْتَدِي tanıyabilecek mi
Neml 41 يَهْتَدُونَ tanımayan
Neml 63 يَهْدِيكُمْ size yol gösteren
Neml 77 لَهُدًى bir yol göstericidir
Neml 81 بِهَادِي doğru yola getirecek
Neml 92 اهْتَدَىٰ yola gelirse
Neml 92 يَهْتَدِي yola gelmiş olur
Kasas 22 يَهْدِيَنِي beni iletir
Kasas 37 بِالْهُدَىٰ hidayet
Kasas 43 وَهُدًى ve hidayet olan
Kasas 49 أَهْدَىٰ daha doğru olan
Kasas 50 هُدًى bir yol gösterici
Kasas 50 يَهْدِي doğru yola iletmez
Kasas 56 تَهْدِي doğru yola iletemezsin
Kasas 56 يَهْدِي doğru yola iletir
Kasas 56 بِالْمُهْتَدِينَ yola gelecek olanları
Kasas 57 الْهُدَىٰ doğru yola
Kasas 64 يَهْتَدُونَ yola gelseler
Kasas 85 بِالْهُدَىٰ hidayet
Ankebût 69 لَنَهْدِيَنَّهُمْ biz elbette iletiriz
Rûm 29 يَهْدِي yola getirebilir
Rûm 53 بِهَادِ yola getirecek
Lokman 3 هُدًى yol göstericidir
Lokman 5 هُدًى doğru bir yol
Lokman 20 هُدًى yol göstereni
Secde 3 يَهْتَدُونَ doğru yola gelirler
Secde 13 هُدَاهَا hidayetini
Secde 23 هُدًى yol gösterici
Secde 24 يَهْدُونَ doğru yola ileten
Secde 26 يَهْدِ yola getirmedi mi?
Ahzâb 4 يَهْدِي iletir
Sebe' 6 وَيَهْدِي ve ilettiğini
Sebe' 24 هُدًى doğru yol
Sebe' 32 الْهُدَىٰ hidayet-
Sebe' 50 اهْتَدَيْتُ yolu bulursam
Fâtır 8 وَيَهْدِي ve yola iletir
Fâtır 42 أَهْدَىٰ daha çok doğru yolda
Yâsin 21 مُهْتَدُونَ doğru yoldadırlar
Sâffât 23 فَاهْدُوهُمْ onları götürün
Sâffât 99 سَيَهْدِينِ O beni doğru yola iletecek
Sâffât 118 وَهَدَيْنَاهُمَا ve onları ilettik
Sâd 22 وَاهْدِنَا bizi götür
Zümer 3 يَهْدِي doğru yola iletmez
Zümer 18 هَدَاهُمُ doğru yola ilettikleri
Zümer 23 هُدَى rehberidir
Zümer 23 يَهْدِي doğru yola iletir
Zümer 23 هَادٍ yol gösteren
Zümer 36 هَادٍ yola getiren
Zümer 37 يَهْدِ yol gösterirse
Zümer 41 اهْتَدَىٰ doğru yola gelirse
Zümer 57 هَدَانِي bana hidayet etseydi
Mü'min 28 يَهْدِي doğru yola iletmez
Mü'min 29 أَهْدِيكُمْ ben sizi iletmem
Mü'min 33 هَادٍ yol gösteren
Mü'min 38 أَهْدِكُمْ sizi götüreyim
Mü'min 53 الْهُدَىٰ hidayet
Mü'min 54 هُدًى bir yol göstericidir
Fussilet 17 فَهَدَيْنَاهُمْ onlara yol gösterdik
Fussilet 17 الْهُدَىٰ doğru yolu bulmağa
Fussilet 44 هُدًى bir yol göstericidir
Şûrâ 13 وَيَهْدِي ve iletir
Şûrâ 52 نَهْدِي doğru yola ilettiğimiz
Şûrâ 52 لَتَهْدِي götürüyorsun
Zuhruf 10 تَهْتَدُونَ hidayete eresiniz
Zuhruf 22 مُهْتَدُونَ gidiyoruz
Zuhruf 24 بِأَهْدَىٰ daha doğrusunu
Zuhruf 27 سَيَهْدِينِ bana doğru yolu gösterecektir
Zuhruf 37 مُهْتَدُونَ doğru yolda olduklarını
Zuhruf 40 تَهْدِي yola ileteceksin
Zuhruf 49 لَمُهْتَدُونَ yola geleceğiz
Câsiye 11 هُدًى yol gösterici
Câsiye 20 وَهُدًى ve yol göstericidir
Câsiye 23 يَهْدِيهِ ona doğru yolu gösterecek
Ahkaf 10 يَهْدِي doğru yola iletmez
Ahkaf 11 يَهْتَدُوا hidayete ermedikleri
Ahkaf 30 يَهْدِي götüren
Muhammed 5 سَيَهْدِيهِمْ onları doğru yola iletecektir
Muhammed 17 اهْتَدَوْا hidayet bulan(lara)
Muhammed 17 هُدًى hidayetlerini
Muhammed 25 الْهُدَى doğru yol
Muhammed 32 الْهُدَىٰ doğru yol
Fetih 2 وَيَهْدِيَكَ ve seni iletsin (diye)
Fetih 20 وَيَهْدِيَكُمْ ve sizi iletsin diye
Fetih 25 وَالْهَدْيَ ve kurbanlardan
Fetih 28 بِالْهُدَىٰ hidayet ile
Hucurât 17 هَدَاكُمْ size hidayeti nedeniyle
Necm 23 الْهُدَىٰ yol gösterici
Necm 30 اهْتَدَىٰ yola gelen
Hadid 26 مُهْتَدٍ doğru yolda olanlar
Saf 5 يَهْدِي doğru yola iletmez
Saf 7 يَهْدِي doğru yola iletmez
Saf 9 بِالْهُدَىٰ hidayetle
Cum'a 5 يَهْدِي doğru yola iletmez
Münâfikûn 6 يَهْدِي yola iletmez
Teğabün 6 يَهْدُونَنَا bize yol gösterecek
Teğabün 11 يَهْدِ doğruya iletir
Mülk 22 أَهْدَىٰ doğru gider
Kalem 7 بِالْمُهْتَدِينَ doğru yoldadır
Cin 2 يَهْدِي iletiyor
Cin 13 الْهُدَىٰ yol gösteren (Kur’an)ı
Müddessir 31 وَيَهْدِي ve doğru yola iletir
İnsan 3 هَدَيْنَاهُ ona gösterdik
Nâziât 19 وَأَهْدِيَكَ ve seni ileteyim
A'lâ 3 فَهَدَىٰ hedefini gösterdi
Beled 10 وَهَدَيْنَاهُ ve ona gösterdik
Leyl 12 لَلْهُدَىٰ doğru yola iletmek
Duhâ 7 فَهَدَىٰ ve yola iletmedi mi?
Alak 11 الْهُدَىٰ doğru yol